Zamane Fotoğraf Sanatçısı Nasıl Olur?

Zamane Fotoğraf Sanatçısı Nasıl Olur?
Fotoğraf Yazısı Üzerine Ne Yazılır?
Usta Fotoğraf Sanatçısı Tahir Özgür;  emeğin sanata dönüşmesinin zorluklarını samimice kaleme aldı
.

 Bazen bir durumu anlatmaya cümleler yetmez.Bazen de bir durum anlatılmazsa anlaşılmayı beklemek anlamsız. Fotoğraf Sanatçısı, geçmişin anlarına objektifiyle yakından tanıklık eder. Fotoğraf,  zaman olgusunu illüzyonla günümüze taşıyan en güzel icat . Gören herkes gibi bir anlam yüklemek fotoğraflara aynı bakabilmek, hikayenin tamamını düşündürmek fotoğrafın tamamlanmış hali. Tamamlanana kadar geçen süreç sanatçısının hareket hali, objektif ile deklanşöre dokunma hali, kadraja alma basit bir şey olmadığı gerçeğini gözler önüne seriyor.

"Bir fotoğraf yazısı yazabilir misiniz" diye sorarlar hep… Genellikle kırmam kimseyi… "Yazarım tabi" derim. Biraz geç olsa da yazarım yazıyı… Yazarken de hep aynı şeyleri düşünürüm… Ne yazsam ki… Niye yazsam ki… Şimdiler de iyi parası olan, çok iyi makinalar alabilen iyi fotoğrafçı oluyor ya… Hele hele bir de yurt dışına gidip gelince, ülke genelinin rüyasında bile göremeyeceği yerleri görüp, fotoğraflarını da o çok para verip aldığı makinayı üreten mühendislerin yardımı ile çekince, iyi fotoğrafçı olanların çektiği fotoğraflara ve o fotoğrafları çeken iyi paralı fotoğrafçılara bakınca. Ne yazsam ki… Niye yazsam ki, Hele heleler devametsin o zaman. Bir de iyi para verip, en pahalı makinayı alınca, iyi para veripdünyanın bir ucunda fotoğraf çekmeye gidince, hele hele bir de çok çok iyi para verip, neredeyse 50 fotoğrafçının yurt içi, 10 fotoğrafçının yurt dışı seyahatinde harcayacağı kadar parayı bir rehbere verip eliyle koymuş gibi fotoğrafları görüp deklanşöre basıp görüntüyü sensöre aktarınca. Eee olmaya oldu o zaman bir de cip kiralayıp, kafes içerisinde aslan, kaplan, goril falan da görmeli değil mi, görüp sensöre aktarmalı değil mi? O zaman daha iyi fotoğrafçı olduğun anlaşılmalı değil mi? Yetmedi, bu kadar yetmez, bi de en kralından sergi yapmalı değil mi. Sergi fotoğraflarınıda en kralından, en pahalısından bir yerlere bastırmalı değil mi. Öyle yapmalı ki baskı atölyesindeki arkadaş, fotoğraftaki hataları gidersin, ışığı filan photoshop da ayarlasın, O sergide en pahalı galerilerde açılmalı. Eeee para ganiii. Galeri dediğin nedir ki.? Kafanı bozarlarsa sen kendine sanat galerisi bile açarsın. Sıra geldi kitap yazmaya… Bir de fotoğraf kitabı patlattınız mı tamamdır artık. Hayatı boyunca okul yıllarında kompozisyon dersinde iki kelimeyi bir araya getirememiş olmak önemli değil, yine hatayın boyunca gazete okumamış olmak hiç önemli değil, hele hele fotoğraf makalelerinden uzun olanları satır atlaya atlayabile okumadığını kendine bile itiraf etmemen dert bile değil… Yaz sen bir fotoğraf kitabı… Aynı fotoğrafları çekeceğini bile bile binlerce dolar fotoğraf makinasına veriyorsun, yurt dışına giderken aynı yere giden uçağa binerken havan olsun diye business class uçuyorsun bir kitap mı bastıramayacaksın. Yaz yaz önemli değil. Yaz bir fotoğraf kitabı… Şöyle önsüzünü de cakalı birine yazdırırsın nasıl olsa. Oldu sana bir fotoğraf kitabı. Ne eksik kaldı, biraz çevre, biraz reklam, gazete, tv, dergi… Eee bunlar öneml ideğil ki. Bu ülkede artık gazete, tv, dergi falan filan dediklerin parayla her işi yapmıyor mu? Yapıyor. O zaman çağır bu kurumları yönetenleri, yedir içir, gezdir, hediyeler al. O işte tamamdır. Unutmadan, bir de körler sağırlar birbirini ağırlar misalı karşılıklı jüri yapacağın birkaç arkadaş ayarla. Birbirinize, "Hocam" demeye başlayın. Sonra garip garip ünvanlar icat ederek (kimsenin anlamayacağı ve daha önce duymadığı) birbirinizin adının önüne ve sonuna koyun. Oldunuz mu "Fotoğraf Sanatçısı" Oldu da bitti maşallah.
Tahir Özgür