REİKİ NEDİR?

REİKİ NEDİR

Reiki binlerce yıllık şifa ve ruhsal çalışmalara dayanan ve enerji aktarımı ile şifa vermeye dayalı bir enerji tekniğidir.

Japonca bir kelimedir. Reiki batıya ilk yayılmaya başladığında “Evrensel Yaşam Enerjisi” olarak tercüme edilmiştir. Reiki, Tanrısal farkındalık (Rei) tarafından yönlendirilen yaşam enerjisi (Ki) olarak tarif edilir. “Yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisi” anlamındadır. Bu Reiki için anlamlı bir yorum olmakta ve aynı zamanda Reiki’yi kullanan kişilerin tecrübelerini de yansıtmaktadır.
 
Yaşam enerjisi (Ki) evrende her zaman mevcuttur ve akmasına izin verildiğinde akar. Düzgün akarsa mutlu, dengeli ve sağlıklı oluruz. Akışta tıkanıklık varsa zihinsel, ruhsal ve fiziksel problemler baş gösterir. Reiki yöntemi evrensel kaynağın ışığı ile temas edip sevgi dalgasıyla dengelenmektir. Reiki ellerin temasıyla gerçekleştirilen kolay ve güçlü bir şifa sistemidir. Onu oluşturan bilgi ile kendi kendini yönlendirir. Reiki enerjisi evrensel, kendi iç zekası ve iç bilgeliği olan; pozitif, sevgi dolu, güçlü, etkili, sınırsız ve zamandan bağımsız bir enerjidir.

                                        

                          R E İ K İ  N A S I L  Ç A L I Ş I R

Tüm canlıların sahip olduğu bir yaşam enerjisi vardır ve bu enerji doğumla birlikte getirilmiştir. Yaşam enerjisi düşük olan insanlar daha kolay ve sık hasta olurlar. Yaşam enerjisi yüksek olanlar daha dayanıklıdırlar. Reiki insanın yaşam enerjisini artıran bir yöntemdir. 

Bizler canlıyız çünkü yaşam enerjisi (Kİ) bizim içimizden akar. Ki, fiziksel bedene aura, çakra, nadi ve meridyenler vasıtasıyla akar. Ki, vücuttaki organları, hücreleri besler ve onları hayati fonksiyonlarını yapmaları için destekler. Ki akışının bozulma nedenleri; stres, kötü beslenme, çevre şartları, elektromanyetik ortamlarda kalma ve negatif düşüncelerimizdir. Ki akışı bozulursa farkında olduğumuz ya da olmadığımız negatif duygu ve düşünceler enerji alanımıza saldırır ve yaşam enerjisinin akışı engellenir. Bu durum organ ve dokuların hasara uğramalarına neden olur. Olumsuz ya da bastırılmış duygular enerji kanallarımızda blokajlar oluşturur ve meridyenlerin enerjiyle beslemesi gereken organlarımız iyi beslenemez, hastalanırlar. Reiki uygulandığında tıpkı su borularından akan yüksek basınçlı su gibi çalışır. Reiki akışı sırasında; bedenin enerji kanallarındaki düğümleri çözer, tıkanıklıkları açar, tüm dokulara pozitif etki eder, hasara uğramış kısımlarını düzeltir, enerji yollarını ve vücudu temizler, kuvvetlendirir. Enerji alanımızın titreşimi artar ve bizi negatif duygu ve düşüncelerin saldırısından korur. Ruhsal, zihinsel ve duygusal stresler boşalınca fiziksel hastalık iyileşir. Reiki bedenin kendini iyileştirme yetisini canlandırır, aktive eder. Böylelikle Reiki doğal şifa sürecimizi başlatır, destekler ve güçlendirir.

Reiki kendi iç enerjimiz değil, evrende var olan yaşam enerjisidir. Reiki uygulayıcısı ister kendine, ister bir başkasına Reiki uygulasın kendinden bir enerji vermez; sadece Reiki’ye kanal olur, enerjisi azalmaz aksine artar. Reiki uygularken her iki el de şifa vermek niyetiyle bedene konulduğunda enerji akmaya başlar. “Elleri kullanarak şifa verme” antik çağlardan bu yana varlığını sürdüren doğal bir şifa yöntemidir. Beden Kİ ve IŞIK yayar. Reiki, Ki ve ışık yayarak şifa uygulamaktır.

                                                               

R E İ K İ ’nin  T A R İ H Ç E S İ

  Reiki’nin öyküsü Mart 1922’de, Japonya, Kyoto’da Mikao Usui’nin (1865-1926) Kurama Dağı’nda yaşadığı 21 günlük bir ruhsal deneyim (içe dönme-meditasyon) sonucu, bunun bir şifa enerjisi olduğunu anlamasıyla oluşmuştur. Mikao Usui hemen deneyimlediği bu şifalı enerjiye Reiki adını verir. Nisan 1922‘de Tokyo’da “Usui Reiki Ryoha Gakkai” isimli bir organizasyon kurar. Burada hem şifa verir, hem de şifa verici öğrenciler yetiştirir. Yaklaşık 2000 öğrencisi olduğu ve bunların içinden16 master yetiştirdiği söylenmektedir. Eylül 1923’de yaşanan büyük Kanto depreminde Reiki şifasını kullanarak öğrencileriyle birlikte insanlara yardım eder. Bu nedenle Japon İmparatoru tarafından onurlandırılır. M. Usui’nin Mart 1926’da ölümünden sonra yetiştirdiği hocalardan biri olan Dr. Hayashi (1879-1940), Reiki şifa çalışmalarına devam eder. Dr. Chujiro Hayashi Tokyo’da kendi Reiki Şifa Kliniğini açar ve 13 tane master yetiştirir.

 

Japon asıllı bir Amerikalı olan Bayan HawayoTakata (1900-1980), 1935 yılında Hawaii’den bu kliniğe ciddi hastalıkları için tedavi olmaya gelir. İyileşir ve Reiki öğrenir. Hawaii’ye döner dönmez orada Reiki şifa uygulamaları yapmaya başlar. 1938 yılında Hawaii’de ziyaretine gelen Hayashi onu Reiki Master yapar. Dr. Hayashi’nin ölümünün ardından Bayan Takata şifa çalışmalarına devam eder ve 1970-80 yılları arasında 22 master yetiştirir. Batıdaki Reiki uygulayıcılarının büyük çoğunluğu bu 22 master’ın öğrencileridir. Bayan Takata, Reiki’nin batıda yaygınlaşmasını sağlamıştır. Böylece Reiki enerjisi tüm dünyaya yayılır.

                                  

R E İ K İ ’nin  G E T İ R D İ K L E R İ

Konsantrasyon ya da çaba gerektirmez. Ellerinizi doğru bir şekilde yerleştirdiğinizde Reiki gerektiği kadar kendiliğinden akar.

İnançtan bağımsız bir şekilde etkilidir. Reiki’ye inanın ya da inanmayın o etkili olacaktır. Sadece enerjiyi reddeden kişiye akmayacaktır.

Reiki ruhsal uyanış için bir kilometre taşıdır.

Reiki zihinsel, fiziksel ve ruhsal düzlemlerde dengeyi sağlar.

Reiki bedenimizdeki enerji kanallarını açar. Toksinleri atmamıza yardımcı olur.

Reiki yöntemi gevşemenin en iyi yoludur. Stresli zamanlarınızda sizi rahatlatır ve sakinleştirir. Stresleri çözerek doğal şifaya kavuşmanızı sağlar.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı korur ve bedenimizin kendini iyileştirme gücünü artırır.

REİKİ’nin SEVİYELERİ

        Reiki, üç aşamada öğrenilir. Her Reiki derecesi kendi içinde bir bütündür.

 Reiki I. dereceinisiyasyonu kişiyi evrensel yaşam gücü enerjisine açar. Ellerdeki çakralar açılır ve dokunarak enerjinin aktarılması sağlanır. Reiki I seviyesi, genellikle fiziksel düzeyde şifa uygulamaları içindir. Elle dokunarak şifanın öğrenildiği düzeydir. Bu seviyeye Shoden (başlangıç) aşaması denilmektedir.

Reiki II. derece inisiyasyonu şifa enerjisini artırır. Ruhsal bedenimizle ilgilidir. Kişiyi, duygusal, zihinsel ve karmik yönden tedavi eder. Fiziksel olarak yakınımızda bulunmayan birine uzaktan Reiki enerjisi gönderebilmeyi sağlar. 3 adet sembol ve bunların kullanımı öğretilir. Bu seviyeye Okuden (derin bilgi) aşaması denilir.

           

Reiki III : Uygulayıcı ve Master seviyesi olmak üzere iki kısımda öğretilir.

      Reiki III – İleri Reiki Eğitimi (Advanced Reiki Training – ART), öğrencinin master sembolüne inisiye olmasını, aura temizleme ve tedavi tekniğini, kristal taşlarla çalışmayı ve Reiki Rehberi meditasyonunu kapsar. Master olmaya hazırlığın bir parçası olduğu gibi master olmayıp sadece şifa yeteneklerini artırmak isteyenler için eğitim sürecine eklenmiştir. Bu seviye eğitim, çok güçlü ve etkili şifa tekniklerini içerir.

      Reiki III – Master seviyesi hocalık derecesidir. Bu en yüksek aşamaya Shinpiden (sırların

      öğretisi) denilir.

                                                  

 Ç A K R A L A R

Çakra tekerlek veya çark anlamına gelen Sanskritçe bir kelimedir. Çakralar enerji bedeninde var olan enerji organlarıdır. Enerjilerin bedenimize girmesini sağlayan kapılar olarak düşünülebilirler. Bu organların görevi evrensel enerjiyi alıp bedenin kullanabileceği frekansa dönüştürmektir. Çakralar yaşam enerjisini emip bölerek, nadiler yardımıyla sinir sistemine, iç salgı bezlerine ve kana dağıtırlar. Nadi Sanskritçe boru, damar anlamına gelir.

Her çakra vücudun değişik bölgesine enerji taşır ve o bölgeden sorumludur ancak vücut bir bütün olduğundan, bütün çakralar birbirine bağlı olarak çalışır. Bu kapılardan birinde sorun olduğu zaman, bedende enerji akışı tam olamaz ve rahatsızlıklar başlar.

Genel olarak kabul edilen, 7 tane ana çakra olduğu ve bunların yanında birçok küçük çakranın bulunduğudur. Bu 7 ana çakra bedenin ortası boyunca uzanan dikey bir çizgi üzerinde vücudun ön ve arkasında omurga ile paralel olarak yer alırlar.

Bunlar: başın hemen üzerinde bulunan taç merkezi, alın çakrası, boğaz çakrası, kalp çakrası, güneş sinirağı çakrası, sakral çakra ve kök çakradır.

Çakralar sırasıyla aşağıdan yukarıya doğru numaralandırılır. Tüm çakraların görevi farklı olup değişik isim, renk ve özellikleri vardır.

1.çakra: kırmızı, 2. çakra: turuncu, 3. çakra: sarı, 4. çakra: yeşil & pembe, 5. çakra: mavi,

6.çakra: lacivert, 7. çakra: mor & beyaz & altın. Bu 7 çakranın her biri kendi bölgesindeki organları düzenler ve bedende bulunan iç salgı bezlerinden biriyle çalışır. Bedende biriken negatif enerjiler yine çakralar yoluyla dışarı atılır.

Bunların dışında bedenimizde 21 tane de küçük çakra yer alır. Bizim için doğrudan önem taşıyan her iki avuç içinde yer alan iki küçük çakradır. Bu çakralar çevreyle teması ve yaşam enerjisinin transferini kontrol eder. Her enerji seviyesinde böbreklerle, ayrıca ikinci, üçüncü ve dördüncü ana çakralarla bağlantılıdırlar.

Çakraların değişken; uyumlu, uyumsuz ve yetersiz çalışma durumları gözlenmiştir. Uyumsuz çalışma; dengesiz, az ya da çok çalışma durumudur. Yetersiz çalışma; çakranın dönüşünde ve enerjiyi alıp vermesinde az çalışmasıdır. Çakraların tümünün uyumlu çalışması gerekmektedir.

                                                      

                                 A U R A

İnsanın her hücresinden yansıyan bir ışık bedeni vardır. Bu ışık bedenin yansımasına AURA denir. Aura, canlıların bedenlerinden yayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan katmanlar şeklinde kendini gösteren elektromanyetik alana verilen isimdir. İnsanın enerji alanı gücünü sürekli olarak evrensel enerjiden alır ve kullanıldıkça yerine yenisi konulur ve çoğalır. Aura  fiziksel bedenin etrafını kuşaklar şeklinde sarmaktadır. İçten dışa doğru sıralanışı:

Eterik aura

Duygusal aura / Astral beden

Zihinsel / Mental aura

Ruhsal / Spiritüel aura

Aura normal insan gözü tarafından algılanamaz; ancak duyuların geliştirilmesiyle çıplak gözle görülebilmesi mümkündür. İnsanın görebildiği aura eterik auradır. Bu değişik renklerde görülebilir ve görülebilen renkler fiziksel ve mental duruma göre değişir. Aura bitkilerde, hayvanlarda ve kristallerde mevcuttur. Aura’nın bazı durugörü yeteneğine sahip kişiler tarafından görülebildiği, fotoğrafının Kirlian fotoğrafçılığı denilen bir teknikle çekilebildiği bilinmektedir.

                                            

                                             Alıntı : Filiz ALTUNCUOĞLU- Reiki Uygulayıcısı

Yorum eklemek için giriş yapın