Yazarlar



Esinlenme

Bir film izleyeyim dedim, olmadı. Bir yazı çıktı karşıma, ondan esinlendim, sonra bir yazı daha çıktı karşıma ondan da esinlendim. Bugün alacağım dersler fazla…

İnsana iyi gelecek bir şey yapmak demek, kendi yolumuzu da  açmak demektir. İnsana iyi bir şey yapmak,  kendimize iyi bir şey yapmak demektir. -Tabii ki egoya dönüştürmeden- Böylece esinlendiğimi yazarak paylaşıyorum.


Çok yaşlı bir teyzem vardı. Hayata sıkı sıkıya tutunan biriydi. Eşini kaybetti, kayıpları çok oldu. Belli bir yaş alınca da insanın yapacağı bir şey kalmıyor. Bazen sonuç almak için iş yapılmıyor aksine yaşama tutunmak içindir yapılıyor. Bu teyzem de baktı ki, yapacağı bir şey kalmadı. Evdeki yorganları söktü, hepsini yeniden dikmeye başladı, ben bu yorganları ancak dört senede bitiririm dedi. Ondan sonra yine bir şeyler olur. Yani yaşama tutunmak için, bir umuda tutundu.

Bir şey yapmaya kalktığımız da, coşkuyla sevinçle yapmaya kalkalım. Ona inanalım..İnanmadığınız bir şeyi yapmaya kalkmayın!

Bir arkadaşım var, çok da iyi biridir. Yeni şeyleri hemen red eder. Olmaz der çeker gider.. Arkasına bakmaz.  Bende tam tersi, önce adım atarım olmasını denerim, sonra bırakırım. O zaman için de kısmetimde varsa, olgunlaşır olur ya da olmaz.. O arada bir deneyim geçirmiş olurum. O deneyim bana çok şeyler öğretir. Ancak şöyle söylemlere maruz kalabiliriz. İstikrarsız  derler.. ve bu sözcüğü duymamak için, bir şeyler yapmayız.. Bence istikrar tembelliktir. Deneyim yaşamamaktır. Bir de şu var. Bazı astrolojik açıdan bakıldığında, doğum haritaları istikrar istemez, onun hikayesinde istikrar yoktur, onun görevi başlatmaktır.
Neyse bu arkadaşımı ikna ettim, dedim ki bir adım atalım. ne kaybederiz. sadece orada yaşadıklarımız yanımıza kar kalır. Kar her zaman para değildir. Bence en büyük kar yaşadıklarımızdaki deneyimdir. Ona paha biçilmez..

Sabahları yaşadıklarımı yazmak geliyor içimden; çünkü hepsinde bir ders var..

Bir işin peşindeyim, yakın arkadaşlarım biliyorlar..inanın sadece inanıyorum olacağına, inanılmaz bir coşku ve heyecanım var o iş hakkında.. Arkadaşlarıma da inanarak anlatınca inanıyorlar; çünkü inandığımı yaşama geçirilmeye hazır, mantıklı bir şekilde anlatmış oluyorum.

Bugün bir arkadaşım dedi ki, iyide Serpil abla büyük işin büyük bedeli olur .. İyi dedim. Küçük işlerin bedeli de, istediğini alamamak, istediğini yapamamak, istediğin gibi yaşayamamak değil mi? Neden bize küçük işlerin bedelini değil de, büyük işlerin bedelini öğretmişler…

 

Bir de şu var.. Bakkaldan ekmek almak ile büyük bir gayrimenkul almak arasında fark yoktur aslında. Evren ikisi arasındaki farkı bilmez. O fark bize öğretilmiş, bizlerde paraya, kazanma hırsını yüklemişiz. Korku yüklemişiz.. Küçük şeylerin olacağına inanmışız da, büyüklerin olacağına inanmıyoruz…

Evrende bu tanımlar yok , iyi-kötü, büyük-küçük v.s bu kavramları üreten yaşatan biziz..
 

Lütfen algılarımızı değiştirelim. Büyük düşünelim, büyük olsun. İyi yaşayalım. Nasıl düşünürsek öyle yaşıyoruz.  Sevgilerimle Serpil Şansal Torun